tebrikler...
dogum gunlerinin en guzel, en faydali yanı; cok sevdigin, en cok birlikte olmak istedigin herkesi gorebilme veya bizim gibi uzaklardaysan bir sekilde gorusebilme dilegini gercek etmesi ve bunu yirmi dort saate sigdirabilmesi bence... belki de dogum gunu kutlama gelenegi bu dusunceyle ortaya cikmistir, kim bilir.
Allah'a binlerce sukur, hayatim cocuklugumdan bu yana en guzel dostluklarla sereflendi hep... hic eksik olmadilar, olmasinlar, dost dediklerim hayat yolunu parcalara bolup nobetlese eslik etmediler bana; koluma girdikleri ta o andan beri hala yuregimin yani basindalar, manen ve maddeten... hatta bunlardan can otesi, bir tanesi artik hayat arkadasim ayni zamanda. boylesine ozel insanlarla bir arada olabildigim icin kendimi gercekten de ayricalikli hissediyorum; beni gonullerinde tasidiklari icin, gozleri gozlerimin icine dogrudan baktigi icin, hem ozleri hem sozleriyle sevdikleri icin... kelimelerin etkisiz kaldigi daha pek cok guzellik icin aslinda... boyle siralamaya kalkarsam bitmez, yasadigimiz her an yeni sebepler kesfediyoruz zira...
her firsatta oldugu gibi yine ince dusuncelerini, sicak sozlerini, samimi duygularini esirgemeyen tum dostlara ve aileme ayri ayri tesekkur ederim.
blog dunyasi sayesinde birbirimize rast geldigimiz ve yeni dostluklar kurdugumuz diger arkadaslara da ayni ictenlikle tesekkur ediyorum. sahsen tanismadigimiz halde vakit ayirip, bizim icin gonul kaslarini calistirmislar, guzel dileklerini dile getirmisler. bana su dunyada ne hatirnaz insanlar var, dedirttiniz...
hepiniz sag olunuz, var olunuz. Rabbim sevenlerinize bagislasin, ki onlar da benim gibi mutlu olsun boyle omur boyu...
Allah'a binlerce sukur, hayatim cocuklugumdan bu yana en guzel dostluklarla sereflendi hep... hic eksik olmadilar, olmasinlar, dost dediklerim hayat yolunu parcalara bolup nobetlese eslik etmediler bana; koluma girdikleri ta o andan beri hala yuregimin yani basindalar, manen ve maddeten... hatta bunlardan can otesi, bir tanesi artik hayat arkadasim ayni zamanda. boylesine ozel insanlarla bir arada olabildigim icin kendimi gercekten de ayricalikli hissediyorum; beni gonullerinde tasidiklari icin, gozleri gozlerimin icine dogrudan baktigi icin, hem ozleri hem sozleriyle sevdikleri icin... kelimelerin etkisiz kaldigi daha pek cok guzellik icin aslinda... boyle siralamaya kalkarsam bitmez, yasadigimiz her an yeni sebepler kesfediyoruz zira...
her firsatta oldugu gibi yine ince dusuncelerini, sicak sozlerini, samimi duygularini esirgemeyen tum dostlara ve aileme ayri ayri tesekkur ederim.
blog dunyasi sayesinde birbirimize rast geldigimiz ve yeni dostluklar kurdugumuz diger arkadaslara da ayni ictenlikle tesekkur ediyorum. sahsen tanismadigimiz halde vakit ayirip, bizim icin gonul kaslarini calistirmislar, guzel dileklerini dile getirmisler. bana su dunyada ne hatirnaz insanlar var, dedirttiniz...
hepiniz sag olunuz, var olunuz. Rabbim sevenlerinize bagislasin, ki onlar da benim gibi mutlu olsun boyle omur boyu...


6 yorum:
NIIHHAAAA!!!
ulen bana bu yasta Erol Tas ( rahmetli) gibi guldurdunuz.. yani guldurenler zekiye ve aysegul.. yok efendim erken kalkmislarmis.. evet efenim .. sepet efenim.. ben anlamam kardesim..ilk benim mesacim gitmis iste o kadar! ya kuzencim iyiki yaptin su sayfayi yarisini tanimasam da genede guzel oldu...bu nihhaha yazarken naci ve melike abi yuh ya..bu yasta mi dediler..bende..bana ne yaaa dedim..Allah sana butun sevdiklerinle uzun omur versin kuzenim..bak ne guzel oldu! :)
( bu arada ben kotu kotu gulmeye devam ediyorum..nihahahahaha)
handan'cım sabah sabah işe başlamadan önce netde hemen sen,didem,aslı ve hatice'ye bakmadan işe başlamıyorum sanıyorum patronumda alıştı:P hehehee...şaka 1 yana önce ilk yazıyı okuyp sonra da 30'u görünce jeton düştü hemen;)ve bu yazı da gerçekten öyle duygusalca yazılmışki...tebrikler...
tekrardan nice yaşlara...
sevgili hakan abi, sizi tebrik ederim. kimseyle yarış etmek niyetinde değildim doğrusu. sadece arkadaşıma küçük bir jest yapmak istemiştim. ama zekiye ve siz olayı baya ciddiye almışsınız . tamam siz 1. zekiye 2. bende sonuncuyum . nasıl olsa gönüller bir olsun değilmi. bu arada size kendimi tanıtayım . yıllar önce bursa da handan larda buluşmuştuk. bizi gezdiren abi sizmiydiniz yoksa naci abimiydi hatırlamıyorum , birgün lunaparka gitmiştik. orada adı rancer mıydı ne 360 derece dönen bir alete binme gafletinde bulunmuştuk . malesef ben kötü bir hatıra ama çıkarmıştım. siz veya diğer abi " bak kimseye birşey olmadı sen ne diye çıkarıyorsun " gibi bir şey söylemiştiniz. işte o nane molla kız bendim . ama siz o abi miydiniz hatırlamıyorum. ama o kişi sizin gibi neşeli değildi hatta biraz sinirliydi. neyse erol taş gülmeniz geçti mi? kendilerini hiç sevmezdim de görüşmek üzere ayşegül
eh ilahi surahi..valla cok guldum aysegul..o naciydi..eger ben olsaydim buyuk ihtimalle dagarciginda bak kimseye bisey olmadi degil..herhalde yaa aysegul makarnalari sayiyorum uc tane eksik! niye hepsini cikarmiyorsun derdim..erol tas gulusum gecti..bu arada naci yanimda kusura bakmasin diyor..bide guluyor..maksadimiz hep beraber eglenmek gulmek..yoksa yaris etmiyoruz buralarda!... neyse bak kuzenim sayesinde eski yillar bile hatirlara geliyor..
arkadaslar ben yaristan musfim...siz kendi liginizde ne isteseniz yapin..ben taaa afrikalardan ancak yetisebiliyorum,,,handancim hani seni sina dagindan aramayi dusundugumu ama sebeke olmamasi korkusuyla yolda aradigimi soylemistim ya...dagin tepesine varinca ki bu kocaman bir hikayeye sigar,sebeke olsa bile ben de konusacak hali bulamayacaktim.sukur ki onceden konusmusuz.
ama yine de sevdigim dost ve abilerimin yorumlarinin bulundugu bu bolumde bende de bir DOGUMGUNUN KUTLU bulunsun...Allah hayirli uzun bir omur nasip etsin yol arkadasim,,,
ben size sina dagi yolculugumu anlatacaktim...evet dinleyin,oturun bakin dizimin dibine.hih aferin basliyorum...
cumartesi saat 18 de kahire merkezde bulunan ev ve sina yolu tatar asilli arkadasim adelinanin tabiriyle russian centera gitmek uzere yola ciktik.adelinanin ana dili rusca.bir turk ve bir rusun sivesiyle konusulan arapcayla halkla anlasmak o kadar zor ki.taksi soforuyle anlasamadigimizi taksiye binip yola cikinca anladik.ancak buyuk gayretler sonucu gidecegimiz yeri anlatabildik ve sukur ku rus buyukelciligine vardik.neden rus buyukelcili diye sorarsaniz,burada unv okuyan o kadar cok rus ve turki cumhuriyetlerinden ogrenci var ben cok sasirdim.kazak,ozbek,tatar ve aklima gelmeyen daha bir cok turki cumhuriyetler..ancak hepsinin ortak dili rusca.ve ben onca rusca konusanlarin arasinda kalakaldim mi..zaten arapca yuzunden yabancilik ve zorluk cekiyorum bir de rusca eklendi.arapca anlasamiyoruz zira herkesin kendi dil yapisindan dolayi arapca telaffuzu o kadar farkli ki..ingilizce de bilmiyorlar..neyse otobusun gelmesini tam 2.5 saatbekledik.oyle bir an olduku butun vucudumda sadece belimi hisseder oldum.bu arada insanlar merakla benim kim oldugumu ogrenmeye calisiyorlardi.turkiyeden oldugumu ogrenince ilgiyi bir gorseniz kendimi prensesler gibi hissettim.cok sukur otobus geldi ve yerlerimiz aldik.mikrofonla birisi rusca yolculugumuz hakkinda ben ve bir kac kisi haric daha sonra ogrendim ki benden baska yabancilar da varmis,herkesi bilgilendirdi.yolculuk boyunca enteresan hicbirsey olmadi.arka arkaya defalarca polis kontrolunden gectik.hala anlamiyorum nedenini acaba birbirlerine guvenmiyorlar mi ki her noktada tekrar kontrol ediyorlar...bu arada tam 3 tane rusca film seyrettik.en kotusu de film ingilizce ama sadece tek bir adam butun herkesi seslendirmis.orjinal sesle karisiyor.suveysten gectik ve cole dogru yol aldik.gece oldugu icin hicbirsey goremedim.bir kac moladan sonra hedefimize ulastik.allahim o ne soguktu.kat kat giyindik.adelinayla ortak canta hazirlamistik ve bir de el feneri.ancak adelina 2. gidisi olmasinin verdigi tecrubeyle bir gaza basti arkadaslariyla canta ve karanlikla basbasa kaldim.7 km dag yolu...hz musa ciplak ayakla cikmis..hep onu dusundun cikarken.herkes o kadar hizliydi ki benim gibi bir kac kisi agir aksak gidiyordu.aslinda yavas felan degildim ben de,onlar ucube.hala aklim almiyor hizlarini.arkalarda isiksiz agir cantayla yururken inadina develerle bedeviler gelip develerini ovup binmek ister misin diye sordukca beni satan adelinaya ofkem kat kat artiyordu.sonra onumden giden 3 kisi beni beklemeye ve onumu fenerleriyle aydinlatmaya basladilar.onlar da pek arapca bilmiyorlardi.iran,pakistan ve afganistanliymislar.allahim sonunda birileriyle ingilizce de olsa anlasabildigim,derdimi anlatabildigim bir lisanda konusabiliyordum.adimin arzu oldugunu ogrenince ki arzu farsca kokenli,acayip mutlu oldular.basinda soyledigim gibi dag yuruyus yolu 7 kmymis.ama benim hesaplamama gore 10.000 km felandi yani.allahim bu dag baslarinda olmeme izin verme diye dua ederek gunesin dogusunu kacirmis biri olarak zirveye ulastim.adelina kosarak yanima gelip cantayi almaya calisti aslinda hic vermeye niyetim yoktu ancak o kadar israrli ve gucluydu ki ne milletin onunda cantanin bir icindan cekistirip kocaman kiz durumuna dusmek istedim ne de buna halim vardi.ciliz bir mucedele sonucu cantayi aldi.ingilizce de bilmiyor arapcasi da yok.kizginligimi ve bana yaptiginin yanlis oldugunu anlatmaya halim zaten hic yok.buraya kadar hersey zor ve kotuydu.ama ne zaman kizginligimi yenip etrafa bakmaya baslayinca anladim ki onca yorgunluga degmis.hepinizin gormesini isterim.muhtesem bir manzara..ve oarda Allahin sesinin yankilandigini dusunmek..bu dunyadan tamamiyle kendinizi soyutluyorsunuz inanin bana..istemeseniz de..bu elinizde olmuyor.dagin azameti ve o muhtesem hadisenin vuku bulmasi.cikarken hep hz.musanin yalniz karanlik yolculugunu dusundum.neyse daldigim alemden gercek hayata donup hikayeme devam edeyim..ve bu rus arkadaslar tekrar kostura kostura asagiya inmeye basladilar.neden yarisiyor anlamadim.ama ruslarin cok guclu oldugunu anladim arkadaslar.belki tam rus degiller turki cumhuriyetlerden olduklari icin turkler ama tamamen rus fizigine sahipler.benim yol arkadaslarim muhammed,murtaza ve adini unuttugum diger arkadas dogu insaninin daha insafli anlarin keyfini cikardiginin ornegi olarak hafizamda yer edindiler.aslinda ben onlardan once inise gecmistim sadece arada bir manzaranin guzelligine bakmak disinda durmadim.ama muhammed ve murtaza ben indigimde oturmuslar dinleniyorlardi.inanamadim,nasil beni gecmislerdi...yine dogu insanina has bir uyaniklik gosterip kestirme bulmuslar..orda bir de sn.katerina manastiri vardi.11 acilacak dediler ama acmadilar.yani goremedik.otobuse binip gece goremedigim col manzarasi esliginde yola koyulduk.bir anda yanima tanimadigim biri oturdu.aslinda adelina vardi ama bir an kalkmisti.adelina gelince 3 kisi 2 koltuga sigarak yola devam etmeye basladik.meger bu arkadas ki 21 yasinda cok sevimli bir tatarmis.benimle tanismak istemis.tek bildigi dil rusca.henuz arapca hazirliktaymis.arkamdaki kisi rusyada turk okulunda okumus ve cok cok az turkce biliyor.arapca,turkce,ingilizce ve rusca karisik bir sohbet basladi.kendinden ve hobilerinden bahsetti.benimkileri sordu ve beni sinemaya davet etti.o kadar komikti ki yasimi soyledigimde surati.yasimi gostermedigim soylenir ama bu kadar da degil yani.soku atlatinca rusca birsey soyledi.arkadaki vatandas``bekleyecekmissin,buyumeni istemiyormus``dedi.mirsanin sozune mi guleyim,turkce cevirisine mi bilemedim ama cok guldum.hatta evimize gelmek istedi. evine davet etti.benim ancak kardesim olabilecegi konusunda anlastik ama yine de sisteriyla sinemaya gitmek istedigini soyledi.bu eglenceli saatlerden sonra kizildeniz kiyisinda bulunan firavunun hamamina geldik..tabi bu arada hic uyumamistik.hamam dedigime bakmayin magara gibi bir yer acayip sicak.oradan cikan sicak su denize paralel seyrediyor.ama deniz soguk.ben ve bir kac kisi haric denize girdiler.oyle eglendilar ki.deniz muhtesemdi resmen beni cekiyordu ama biliyorsunuz ki giremem.yuzmeyi bilmedigimden degil,bu yaz ogrendim..murtazayi muhammed kuma gommus ustunu iyice ortmeye calisiyordu.onlarla cok eglendim bu yolculukta.sonra ordaki gorevliler bizi kovdular..yeter artik gidin cok uzun suredir burdasiniz ve her yere dagildiniz toparlanin dediler.bi de tekrar yola ciktik ve yine colde bir yerde durduk.bilen eleman rusca anlatiyor ama ben nlamiyorum.sonra murtaza neden orda durdugumuzu anlatti.hz.musanin asasini vurdugu vurdugu yerden su cikan kuyulari gormeye gelmisiz.ve gorduk.kuyunun etrafini sonradan yapmislar ama yine de derin ve kirli su var icinde.tekrar yola koyulduk.artik hava kararmisti.otobuste her dil mevcuttu.ama en komigi muhammed ve murtazanin farsca sarkilariydi.hatta bir ara murtaza icinde defalarca arzu gecen bir sarki soyledi.ben de a ne guzl benim adimin gectigi sarki mi var farsca diye sordum.ama muhammed``hayir murtaza simdi yazdi senin icin ``dedi.ben de sesin cok kotu ama dedim.ve bir daha konusmadik.sonra bizim evin yakininda indik.sina yolculugum once yorucu,sonra komik ve enteresan bir sekilde bitti.bir de bunun eve donusu ve ev var ama sirtim agridi..tekrar gorusmek dilegitle...
yorum yapmak istiyorum
<< Home