kırmızı bacalı ev...

biliyorum ki biz orada olabilseydik siz de burada olacaktiniz. bu mekan mesafeleri kisaltip sizi misafir edebilmek icin... buyruuun hosgeldiniz :)

Salı, Mayıs 24, 2005

annem

guzel annem, iyi ki dogdun, iyi ki senden dogdum...

bu sene de uzaktayiz... insallah bir dahaki seneye...

Çarşamba, Mayıs 18, 2005

evden uzak

sayin misafirler, bir sureligine evimizden uzaktayiz. bu sure zarfinda buraya aktarmak uzere kagit kalem marifetiyle tuttugum gunlugum, internet baglantimiz surekli olmadigindan hala kagit uzerinde bekliyor. simdilik sadece fasulye hadisesi hakkinda yapilan yorumlara yorum ekleyebiliyorum ve zekiye'cigimin dogum gununu sevgili ercan'inkine katarak kutluyorum.

nice yillara sevgili dostlarim...

Cuma, Mayıs 06, 2005

duygulu duygu

bugun sevgili duygu'nun dogum gunu. biz yokken, hani (su meshur) "tasinirken" gelip mesaj birakmisti. ben de gordugum zaman ne kadar cok sevinmistim. hem yazacagini beklemedigim icin, hem de cok sevdigim insanlardan biri oldugu icin. insan insandir duygu. gercektir her daim. dunyada boyle gercek gercek yasayan insanlardan. muthis kivrak bir zekasi oldugundan oyledir belki, belki de cocuklugu isvicre gibi duzenli, sistemli bir ulkede gectiginden... belki her ikisi de... aramiza ilk katildigi zamanlar cok eglendirirdi bizi. heyecanlandigi, cabucak bir seyler anlatmak istedigi zaman kelimeleri, deyimleri darmaduman ederdi. sonra da bizimle beraber gulerdi kendi haline. oylesine iyi yurekli, oylesine eglenceli, oylesine "bize lazim" bir dosttur duygu...

buraya mesaj birakmis oldugu icin bizi arada bir de olsa okuyabildigini umit ederek yaziyorum bunlari. zekiyee de yazmis, aysegul de... dogum gunun kutlu olsun duygu'cugum, nice hayirli, saglikli yillara, sevdiklerinle erisirsin insallah...

Perşembe, Mayıs 05, 2005

05.05.05-05:05 PM

oh be yetistim!

Pazartesi, Mayıs 02, 2005

yogurt

sutten agizlar yanmisken bir de yogurt nereden cikti diyecek bir kisim misafir bu basligi gorunce muhtemelen ama, endiseye mahal yok... amac evimizi bos birakmamak, kiymetli misafirlerimize layik olabilmek. meseleyi kisaca soyle ozetleyelim (ben boyle dedim mi, kork):

bugun yine bir sey yazamadi bu tembel teneke. gece de oldu, yatma vakti geldi, ev sahibi nufusunun diger yarisi merak etti iki mayis icin ne yazdigimi. ondan sonra da yazmadan uyku yokmus, oyle dedi. ama benim niyetim evi soyle bir derleyip toparlamak, duzene sokmak ve tasinma isine deginmek idi. e bu uzun is, gecenin yarisini yeriz... bugun yazamiyorum, yarin yazarim, hadi size iyi geceler yazisini da onceden bir defa yayinladik. o da olmaz... ben de hatice'nin ve portakal agaci takipcilerinin affina siginarak yogurt tarifi yapmaya karar verdim. sebep? bugun birisine istek uzerine yogurt tarifi yapmis idim, hazirda vardi. bu duruma bicilmis kaftandi. yurt disina ilk ciktigimda uzun uzun (min. 8 sayfa) mektuplar yazardim, etrafta ne olup bitiyorsa anlatirdim aynen boyle. ilk bir iki mektuptan sonra kesfettim ki, giris ve sonuc bolumleri disinda mektuplar birbirinin ayni. o zamanlar (hey gidi gunler hey) bilgisayarda filan da yazmiyoruz, elle renkli resimli mektup kagitlarina doseniyoruz ha bire. dinazorlarin nesli daha yeni yeni tukeniyor. yalniz fotokopi makinasi mevcut. gelisme bolumlerinin fotokopilerini cekip, basina giris, dibine sonuclari ayri ayri eklemek suretiyle gonderirdim biricik arkadaslarima. bu yontemle mektuplarin sayfa sayisini da arttirip seri uretime gecmek kabil olduydu. neyse, nostaljiyi bir kenara birakip yogurt tarifini aynen kopyaliyorum. isimler haric olmak uzere hic bir yerine dokunmuyorum. surculisan ettikse, genis kitleler dusunulerek yazilmadigi goz onunde bulundurularak affola...

soru:
guvecte yogurt yapinca daha mi guzel oluyor? uygun/yaygin yogurt tarifi nedir? nasil yapiliyor, nelere dikkat etmeli vs.?

el cevap:
Merhaba soru sahibi,

Guvecte (toprak herhangi bir kapta yani) yogurt yapinca daha guzel oldugunu biz dusunuyoruz. Psikolojik midir, gercek midir bilemiyorum ama, bize hakikaten daha iyi gibi geliyor. Ben yogurt konusunda pek uzman degilim ama, nasil yaptigimi yazayim.

Sekerim :), once sutu kaynatiyoruz, tasirmadan mumkunse. Kaynar kaynamaz atesten alip sogumaya birakiyoruz, ki ben bu asamada daha cabuk sogusun diye hemen yogurdu yapacagim kaba aliyorum. Aa bi dakka, sutu kaynatirken alttan uste dogru karistirirsak faydasi oluyor, havalandirmak iyi geliyor yani. Hatta ben olayi abartip whisker denen nanelerle karistiriyorum bi sure, iyice havalaniyor. Efendime soyleyeyim, havali sut soguyunca ki soguma testini oyle termometrelerle filan degil, sag elimizin kucuk parmagi ile yapiyoruz. Benim elim fazlaca hassas oldugundan eger evde mevcutsa, Halûk termometresini kullaniyorum. Parmagi sutun icine daldirip yediye kadar sayiyoruz, bu zaman zarfinda termometreden ses cikmazsa, mayalama vakti gelmis demektir. Iyyk diye bir ses cikarsa az daha bekliyoruz. Mayalamadan hemen once ben sutu tekrar whisker seysiyle hizli hizli karistirip kopukler yapiyorum. Yogurt tutunca sanki kaymakliymis gibi duruyor. Kandirik ama olsun :) Sonraciima, mayamizi alip (ki bu iki-uc kasik yogurt oluyor) sutten bir iki kasik ilave ederek sulandiriyoruz, sonra da bu mayayi kasik kasik sutun kenarindan birakiyoruz. Ben bu asamada soyle bisey diyorum, irtica hortlagi bir kimse olarak:

Rabbi yessir, vela tuassir, rabbi temmim bi'l hayr. (Allah'im kolaylastir, zorlastirma, hayirla tamamla)
Hasbunallahu ve ni'mel vekil (3), ve ni'mel Mevla, ve ni'mennasir.

Boyle demeden de guzel olur herhalde ama biz guzel olunca, boyle dedigimiz icin guzel oldu diye dusunuyoruz. Bu da psikolojik olabilir tabii :)

Bu da bittikten sonra kapagini kapatip, bir guzel kundakliyoruz yogurt kabini, hamur mayalarken kundakladigimiz gibi. Soguyana kadar bekliyoruz. Bazilari firini ilik pozisyona getirip icinde bekletiyor. Ben yapmadim hic. En az bes-yedi saat beklemesi lazim. Gece yapip sabah da acilabilir. Fazla bekletirsek de eksir. Kapagi acinca uzerinde bi miktar su oluyor. Son olarak bu suyu buharlastirmak lazim ki, iyice kati olsun. Kapak acik sekilde buzdolabinda bekletince gayet guzel oluyor. (Buzdolabinin kapagi kapali olucak) Eger buna vakit yoksa kagit havlu veya tulbentle suyunu emdirmek de mumkunmus, bu da kayinvalide tip'i :)

Bize gelen bilgiler bu kadar. Insallah ise yarar. Sevgiler, guzel yogurtlar yemeler. Afiyet olsun :)

hbg

Pazar, Mayıs 01, 2005

ayşegül...

mayis ayi gul ayi... annem kendi dogum gunu konu oldugunda hep gul ayinda dogdugunu soyler, anneannem oyle dermis; guller acarken dogdun sen diye anlatirmis biricik kizina... ben de mayis gelince sabirsizlikla beklerim gullerin acmasini. buralar memleketim gibi mevsimleri adam gibi sirasiyla yasayan, yasatan yerler degil, dolayisiyla hersey alistigimiz sira ve zamanda olmuyor. biz simdilik baharin ilk temsilcileriyle; lale, nergis ve sumbullerle haşır neşiriz. hos persembe gunu ayni lale, nergis ve sumbullerin uzerine minik buz tanecikleri yagmis olmasinin saskinligini hala uzerimden atabilmis degilim ama yine de bahar geldi diyebilmenin mutlulugu icindeyim. n'apalim, burda bahar boyle... mayis bitene kadar gullere sira gelmiyor pek.

annelerimizin bizim yaslarimizda oldugu yillardan birinde, mayis ayinin hemen basinda acmis olan bir gul daha biliyorum ki, onun mevsimi yok. su filan da istemiyor. muhabbet tokluguna yasiyor o gun bugundur. ben de onun gul dostlugunun keyfine eren sansli fanilerden biriyim. faninin elinde kalan yegane baki dost ve ask ise soze hacet kalmiyor... gonul tellerinin evrene naksettigi ahenkli nagmeler yerimize,

"iyi ki dogdun ayşegül"

diyor...